Güneydoğu Asya
Salı, Mart 8
Başlık
Düşünür, yazar, biraz daha düşünür, bazen yazmaz hiç. Gezer, yorulur, durmak bilmez gezer hep. Gün gelir günlerce oturur, yemek yer, müzik eksik olmaz hiç. Tanışır, sever genelde, devamı gelmez, konuşmaz sonrasında, devam eder tanışmaya, tanıştırır. Değiştirir, kolye verir, pelerin alır, yemek verir, bilgi alır. Bencil olur bazen, çalışır müzik yapmaya, beceremez, tembeldir. Sıkılır hemen. Çevreden de sıkılır bazen, alır başını gider habersiz. Geri gelir, devam eder kaldığı yerden. Sinirlenir ufak şeylere, sigarasını yakar, geçmez. Bakınır, sever araştırmayı, hatırlamaz hiç birşey, anda yaşamayı bilir çünkü. Kaybeder bazen 'anı', kaybolur zamanda, sürüklenir başkalarıyla. Ne zaman kalır yalnız, başlar düşünmeye, biraz yazar, biraz da çizer kimi zaman. Okul günleri gelir aklına, ders dinlemez, kalemle oynar hep, bakar kızların bacaklarına, sarhoş olur, düşer, sakatlar kendini. Kızar annesine güçlü olmadığı için, bilmez aslında ne kadar güçlü olduğunu onun. Uzaktan sever herkesi, yaklaşmaz çok yanına, kaçar hemen, sıkılır. Azıcık alçalmanın vaktidir. Bilir ki vardır daha çok yolu.
Pazar, Şubat 28
Karınca
Ne zaman yalnız bir karınca görsem, düşüncelere dalar üzülürüm. Gruptan ayrılmıştır. Kendi türünde, bize bile kocaman gelen dünya'da (evrenden bahsetmiyorum bile) kendisi dışında kimse yoktur. Hislerinin ve antenlerinin yön bulma konusunda çok iyi olduğunu biliyorum. Umarım ailesine kavuşur..
Cumartesi, Şubat 27
Hindistan'da Tren
Sınırsız vagonu olan trende kendimize su içebilecek bir alan yaratıp yazmaya koyuldum. Etrafta anlatılacak o kadar fazla şey var ki.. Daracık koridorlar, anlamadığımız kelimeler ve sizin burada ne işiniz var demeye çalışan gözler.
Hepsini bir kenera bırakırsak tek ihtiyacımız olan şey biraz sabır.
Yolun yarısına gelmemize yaklaşık 1 saat var.
Korumamız gereken 2metrekarelik alanda bazen ayakta, bazen yerde oturarak zaman geçiriyorum. Birisi çantalara sahip çıkmalı.
Sigara içmek isteyen, trenin hareket ettiği yönde 4, ters yönde 7 yerde yatan kişinin üzerinden geçmek zorunda. Tabiki bunu yaparken ranzadan uzanan ayaklara dikkat ederek. Herhangi bir yerimize değsin istemeyiz. Belki iyice alışınca o konuyu da yok sayabiliriz. Evet bunlar sadece bir dal sigara içmek için. Daha da önemlisi o sigarayı içerken, vaktin 10 dakika daha ilerlediğini görmek için.
Bu hayatı ne kadar sürekli kılabilirim tahmin etmek zor veya evdeki yatağımın kıymetli olduğunu anlamam için kaç yolculuk yapmam gerekir bilemiyorum, ama kesinlikle şu yaşadığım anı başka bir şeye değişmem.
Ranzaların birinde yer bulsaydık, bu yazıyı yazmak yerine uyuyor olabilirdim. Hatta böyle bir yolculuk yapacağımı bilsem, o bilete 6$ verir miydim, Hayır muhtemelen 16$ verip otobüse binerdim (burda tercihlerinin doğurduğu sonuçlar ve bu sonuçlarla nasıl baktığın, nasıl kabul ettiğin önemli)
Tekrar o kapağa ağızımı değdirmemek için suyu bir dikişte bitirdikten sonra etrafıma bakındım,çoğu zaman göz göze geldiğim genç hintli ranzanın üst katında arkadaşlarıyla sohbet ediyordu. Artık biraz daha yalnızdım, ilgilenecek başka bir şey bulmuştu o hintli..
Yerden en fazla 2.5 metre yüksekliğindeki tavanda, üzeri ince demirlerle kaplı, trene bindiğimizden beri susmayan tek ışık, defterimi aydınlatıyordu. Birden uzaklarda başka bir korna sesi duyuldu ve çok geçmeden vagondaki bütün sesleri 6 saniyeliğine de olsa bastıracak başka bir tren geçti yanımızdan.
İki vagonun ortasında trenin düzensiz hareket etmesine aldırmadan yerde uyuyan orta yaşlı hintlinin yanında sigaramı içtikten sonra tekrar yerimdeyim. Bir süre nasıl öyle uyuyabildiğini düşündüm. Algımın çok ötesinde olduğuna karar verince düşünmeyi bıraktım. Sadece yatıyordu demekle yetindim.
Hemen yan tarafımda, sanki çok rahat bir yerde oturuyormuşuz gibi sürekli yanımızdan geçerek bizi biraz daha rahatsız eden hamile bir kadın yatıyor. Genç hintli tekrar ilgisini bana yöneltti ve bir adım daha atarsa, yanan tek ışığı kapatacağı için arada büyük bembeyaz gözlerine bakıyorum.
Korna duyuldu yolculuk devam ediyor.Gideceğimiz yere yaklaşmamıza rağmen şuan ki durumdan memnun hissediyorum. Sırtımı yaslayabileceğim bir yer açıldı. Şimdilik fazlasıyla yeterli. Yiğit bir süredir ayakta İstanbul'dan aldığı 3lü seri kitabın ilkini okuyor. Üzerinde battaniyesi ve kafasında bandanası ile keyfi yerinde gözüküyor.Vagondaki tek ışık ona da yetiyor anlaşılan. Ne düşündüğünü merak etmiyorum, tahminim sadece zaman geçirmeye çalışılıyor.
Tekrar yavaşlıyoruz.
Fakat o, benim ne yazdığımı merak ediyor. GOA'da okutacağımı söyledim. Kendimi yazar gibi hissetmiyorum, işin büyü kısmındayım.
Yer değiştirdik, şimdi ben ayaktayım. Aklıma, ne bir telefonun, ne bir uydunun, ne de mor ışıklı bir ultra takip cihazının benim nerede olduğumu bilmediği geldi.
Tamamen düzenimin dışındayım. İnsanlar alışkanlıklarını değiştirerek düzenden sapmaya çalışırlar. Hayır. Bu tamamen farklı, genç hintli, hamile kadın, yiğit ve benim o anın içinde paylaştığımız bir yolculuk.
Hayatın deneyimlerden oluştuğunu söylerler, yalnıza doğru bakış açısıyla..
12133 numaralı trenin yolcuları
12132. uykularında
GOA'ya 3 saat kaldı.
Yerden en fazla 2.5 metre yüksekliğindeki tavanda, üzeri ince demirlerle kaplı, trene bindiğimizden beri susmayan tek ışık, defterimi aydınlatıyordu. Birden uzaklarda başka bir korna sesi duyuldu ve çok geçmeden vagondaki bütün sesleri 6 saniyeliğine de olsa bastıracak başka bir tren geçti yanımızdan.
İki vagonun ortasında trenin düzensiz hareket etmesine aldırmadan yerde uyuyan orta yaşlı hintlinin yanında sigaramı içtikten sonra tekrar yerimdeyim. Bir süre nasıl öyle uyuyabildiğini düşündüm. Algımın çok ötesinde olduğuna karar verince düşünmeyi bıraktım. Sadece yatıyordu demekle yetindim.
Hemen yan tarafımda, sanki çok rahat bir yerde oturuyormuşuz gibi sürekli yanımızdan geçerek bizi biraz daha rahatsız eden hamile bir kadın yatıyor. Genç hintli tekrar ilgisini bana yöneltti ve bir adım daha atarsa, yanan tek ışığı kapatacağı için arada büyük bembeyaz gözlerine bakıyorum.
Korna duyuldu yolculuk devam ediyor.Gideceğimiz yere yaklaşmamıza rağmen şuan ki durumdan memnun hissediyorum. Sırtımı yaslayabileceğim bir yer açıldı. Şimdilik fazlasıyla yeterli. Yiğit bir süredir ayakta İstanbul'dan aldığı 3lü seri kitabın ilkini okuyor. Üzerinde battaniyesi ve kafasında bandanası ile keyfi yerinde gözüküyor.Vagondaki tek ışık ona da yetiyor anlaşılan. Ne düşündüğünü merak etmiyorum, tahminim sadece zaman geçirmeye çalışılıyor.
Tekrar yavaşlıyoruz.
Fakat o, benim ne yazdığımı merak ediyor. GOA'da okutacağımı söyledim. Kendimi yazar gibi hissetmiyorum, işin büyü kısmındayım.
Yer değiştirdik, şimdi ben ayaktayım. Aklıma, ne bir telefonun, ne bir uydunun, ne de mor ışıklı bir ultra takip cihazının benim nerede olduğumu bilmediği geldi.
Tamamen düzenimin dışındayım. İnsanlar alışkanlıklarını değiştirerek düzenden sapmaya çalışırlar. Hayır. Bu tamamen farklı, genç hintli, hamile kadın, yiğit ve benim o anın içinde paylaştığımız bir yolculuk.
Hayatın deneyimlerden oluştuğunu söylerler, yalnıza doğru bakış açısıyla..
12133 numaralı trenin yolcuları
12132. uykularında
GOA'ya 3 saat kaldı.
..
,
,
Etiketler:
biraz sabır,
blog,
dar koridor,
deneyim,
gezi bloğu,
goa,
hindistan,
hintli,
tren,
tren bileti
Kaydol:
Yorumlar (Atom)